“In case”, “…olursa diye” anlamını verir. Temel cümlede yapılan eylem, “in case”li cümledeki olabilecek, olması muhtemel bir başka eyleme karşı bir ön hazırlık ifade eder.

I will take something to eat in case I get hungry during the journey. (Yolda acıkırsam diye yanıma yiyecek bir şeyler alacağım.)
I took an umbrella with me in case it rained. (Yağmur yağarsa diye yanıma şemsiye aldım.)
The man always locked his car in case somebody stole it. (Adam birisi çalar diye arabasını daima kilitlerdi.)

“As If/as though” “sanki/gibi anlamını verir. “Look, seem, sound” gibi fiillerle çok sık kullanılır. Eğer as if/as though ile gerçek bir olay hakkındaki izlenimimizi ifade ediyorsak, kullanacağımız tense gerçeği ifade eden tense olmalıdır.

This problem is rather difficult, but you seem as if you can solve it by yourself. (Bu problem oldukça zor ama sanki kendin çözebilirsin gibi görünüyor.)
She looks as if she didn’t sleep well last night. (Sanki dün akşam iyi uyumamış gibi görünüyor.)

“As If/as though” ile gerçekteki izlenimimizi ifade etmiyorsak, sadece bir benzetme yapıyorsak, o zaman gerçeği ifade eden cümlenin past biçimi kullanılır ve bu cümlelerde bir hayal (imagine/unreal situations) ifade edildiği için, “be” fiilinin past biçimi olarak bütün öznelerle “were” kullanımı tercih edilir.

She is always complaining as if she had no money. (Sanki hiç parası yokmuş gibi şikayet ediyor.) (Aslında çok parası var.)
She speaks English and German as if they were her mother tongue. (İngilizce ve Almancayı sanki anadiliymiş gibi konuşur. [Aslında ana dili değil])

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü