although
though
even tough
much as
even if
while
despite the fact that
in spite of the fact that

-e rağmen

-sa da

-sa bile

-e karşın

 
+ SVO (Subject + Verb + Object)

Although he’s only 12, Ali is taller than his mother. (Sadece 12 yaşında olmasına rağmen Ali annesinden uzun.)
Although it rained a lot, we enjoyed our holiday. (Çok fazla yağmur yağmasına rağmen tatilimizde eğlendik/keyif aldık.)
Even though she likes animals, Ayşe  doesn’t want a dog. (Hayvanları sevmesine rağmen Ayşe köpek istemiyor.)
Even though he’s 86, he has excellent health. (86 yaşında olmasına rağmen sağlığı harika.)
We will go to picnic even if it rains. (Yağmur yağsa bile pikniğe gideceğiz.)
Despite the fact that (=In spite of the fact that) his company was going bankrupt, he continued his extravagant life. (Şirketi iflasa gidiyor olmasına rağmen pahalı yaşamına devam etti.)
Nobody gave him a hand when he was in difficulty, whereas (=while) he had been helpful to everybody in past. (Zor zamanında ona kimse yardımcı olmadı, halbuki o geçmişte herkese yardımcı olmuştu.)

despite (-rağmen)

Despite its financial problems, the company is successful. (Finansal problemlerine rağmen şirket başarılı.)

in spite of (-rağmen)

We enjoyed our camping holiday in spite of the rain. (Yağmura rağmen kamp tatilimizde eğlendik.)

*kendilerinden sonra noun phrase (isim tamlaması), object pronoun(nesne zamiri) ya da Ving alırlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü